



Dışarıya göç edenler arasında Karaman ve Konya’dan başta bisküvi fabrikaları
olmak üzere çeşitli fabrikalarda çalışan işçiler, Konya ve İzmir’de
ağırlıklı olarak inşaat sektöründe fayans ustaları, kunduracılar, Avrupa’da
konfeksiyon başta olmak üzere değişik alanda çalışan işçiler yer almaktadır.
Geçen dönem muhtarının yaptırdığı sayıma göre; 250 hane köyde, 285 hane de
köyün dışında Avrupa’da ve değişik illerde yaşadıklarını saptamıştır.
Yurt içinde köylüler çoğunlukla İzmir,Konya,Karaman illerinde toplanmıştır.
Bu illerin dışında memurlar hariç tutulursa başka illerde köylü yok denecek
kadar azdır. Nüfus artışına baktığımızda 1970’lerden önce ortalama bir
hanede 7-8 kadar çocuk varken 1970-1990 arası genç nesillerde bu artış 4-5
kadardır.
Son dönemde ise aile başına 2-3 çocuk düşmektedir. Bunda gerek ekonomik
sıkıntılar gerek sağlık ocağının vermiş olduğu eğitim gerekse dışa açılım
etkili olmuştur. Evlenme yaşı 1985’lere gelinceye kadar 20 yaşın altında idi.
1985’ten sonra bir yandan terörün etkisi bir yandan da halkın
bilinçlenmesiyle 23 yaş civarına çıkmıştır. Köyün nüfusun büyük çoğunluğunu
orta yaş grubu oluşturmaktadır. Yaşlı nüfus oldukça azdır. Genç ile orta yaş
nüfusu ile aynıdır. Bunda genç nüfustaki göç olgusunu payı büyüktür.
Ölüm oranı oldukça azdır.(ortalama yılda 3-4 kişidir.) Nüfus konusunda
değinilmesi gereken bir başka önemli konu ise yaz mevsiminde nüfusun oldukça
artmasıdır. Bu mevsimde köyün nüfusu hemen hemen 1200’ün üzerine
çıkmaktadır. Bu durumun nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:
Yurt dışında çalışan işçiler temmuz sonu ağustos başı itibariyle dört ile
altı hafta arasında yıllık izinlerini kullanıyorlar. Kış mevsiminde
dışarıda çalışan işçiler veya okuyan öğrenciler de yazın köyüne gelmekte
olup nüfusun bu mevsimde artmasına neden olmaktadır.
Bu mevsimde nüfusun artmasının bir diğer nedeni ise köye gelen mevsimlik
işçilerdir. Özellikle son on yılda sulu tarımın yaygınlaşması ile gerek
fasulye, nohut gibi baklagillerin derimi sırasında ;gerekse şekerpancarı
kaldırma döneminde Karaman’dan veya Doğu illerinden gelen işçilerin sayısı
oldukça fazladır. Bu işçiler köyün kuzeyine, kuzeybatısına ve de batısına
kurdukları çadırlarda yaşamakta olup işlerinin biteceği ana kadar köylülerle
içli dışlı olmaktadırlar.
BEYAZ YAKA GÖÇÜ
Okuyup
memur olan kişilerin oluşturduğu beyaz yaka göçü, köylünün eskiden beri
eğitime önem vermesinden dolayı oldukça fazladır. Şu ana kadar köyden Ankara
Üniversitesi Eğitim fakültesinde 1 öğretim görevlisi, 16 öğretmen, 3
öğretmen emekli, 1öğretmen de vefat etmiş,4 tane eğitim fakültelerinde
okuyan öğrenci,1 doktor, 1 hakim,2 avukat,6 hemşire,7 tane farklı dallarda (
ziraat, inşaat, jeofizik....) mühendis,6 tane meslek yüksek okul mezunu ,1
subay, 4 astsubay, 3 emekli astsubay, 1 uzman çavuş , 20 tane devlet memuru
vardır.
Köyden okuyan kesime baktığımız zaman ;eskiden çoğunlukla köyün aşağı
mahallesinden belli başlı birkaç sülaleden okuyan çıkardı. Köyün yukarı
mahallesinden okuyan hemen hiç yok gibiydi. Ancak son yıllarda bu , bütün
sosyal tabakaya inmiş durumda.
Göze çarpan bir diğer husus ise bir sülaleden birisi okuduktan sonra o
sülaleden birçok kişinin okuması. Bu da tabi ki o çevrenin sosyal hayatın
akışına ayak uydurmasını öğrenmesinden, daha çok bilgi,kültür edinme; daha
rahat bir hayat sürdürebilme olanaklarının artmasından kaynaklanmaktadır.
YAPISAL GELİŞİM
Mesken tipi 1980’lere değin çoğunlukla ince, uzun 2 oda 1 salon tipi evler şeklinde ve 1-1,5 metre taş dolgu üstüne kerpiçten ve aşağı yukarı 2,5- 3 metre civarında yükseklikte olup çatı malzemesi en alta ağaç onun üzerine hasır ve kamış, en üst toprak örtü şeklindeydi. Kiremit çatı 1950’lerden bu yana olmakla birlikte yaygın olarak 1980 sonrası gelişim gösterir.
1989’da köye ilk kez güneş enerjisi gelmiş ve bugün 200 hanenin 140 tanesinde güneş enerjisi bulunmaktadır.Evlerin büyük çoğunluğunun yönü doğuya bakmaktadır. Çok azı güney ve batıya bakıp kuzeye bakan ev çok eski birkaç evin dışında görünmez. 1995 sonrasında ise Avrupa’da çalışan köylüler tarafından dubleks ev tipi yapımına geçilmiş olup bugün itibariyle 7 ev mevcuttur.
Evin dışında köylülerin sahip olduğu yapılar dışında tandırlık denilen içinde hem ekmek yapılan hem de yem, un vs. eşyaların korunduğu ambar diyebileceğimiz mesken tipi ile hayvanları barındırmak üzere ağıl ve ahırlar yer almaktadır. Bunların büyüklüğü ise mal sahibinin kendi ihtiyacına göre olup çeşitli uzunluk ve genişlikte olabilmektedir. Bunların dışında avlunun bir kenarında tuvalet, yakacaklık, kümes ve garaj yeralmaktadır.
Son 6-7 senedir tuğla evlerinin yaygınlaşması yanında 1-2 senedir ağıl, garaj,ambar gibi binalar da tuğladan yapılmaya
başlanmıştır.Avlu duvarları çoğunlukla çamur ve taştan örülmüş olmakla
birlikte yine birkaç yıldır Avrupalılar ve bazı zenginler beton duvar
ördürmektedir. Ayrıca bazı köylülerin evinin önünde fırın adını verdikleri
ve çoğunlukla kömbe ve etli, peynirli vs. börek yaptıkları yapı malzemesi
yer almaktadır. Birçok evin önünde su kuyusu yer almakta fakat bunların
çoğu kullanılmamaktadır. 1987’ de çeşmelerin gelmesiyle bunlar önemini
yitirmiştir.
Köyde kanalizasyon şebekesi yoktur. Ancak lağım sularını akıttıkları,
evlerin yanlarına kazılan lağım çukurları vardır.1981-1982 yıllarında sadece
8 sokak çeşmesi varken 1987 yılında bütün evlere çeşme teşkilatı kurulmuştur.
Şu anda köyde su sorunu yoktur. Yazın bahçe sulama zamanında su yeterli
olmamaktadır.1996-1997’ de kapalı şebeke 4000 m. olarak yapılmıştır.
Hidrofol sistemli depo aynı yıl içinde yapıldı. Şu an köyün tamamına yeterli
durumda. 1997’de mezarlığa kuyu açıldı ve 1000’in üzerinde fidan dikildi.